|
Meğer bu konudan muzdarip çok insanımız varmış. İlköğretim okullarının kantinlerindeki sağlıksız beslenme tarzı aileleri de oldukça rahatsız etmiş. Gelen onlarca mesajdan birini sizlerle paylaşmak istiyorum. Kadıköy’den yazan Fatma Hanım, “Yazık ediyoruz çocuklarımıza..” diye başlamış satırlarına. Gerisini birlikte okuyalım: “Oğlumuz, bu yıl ilköğretim okuluna başladı. Her gün beslenme çantasına faydalı yiyecekler hazırlıyordum. Eve geldiğinde yiyeceklere ya hiç dokunmadığını ya da çok az yediğini gördük. Meğer arkadaşları çocuğumu kantine alıştırmış. Boyalı şekerlerden tutunuz, şekerli içeceklere kadar ne denli zararlı yiyecekler varsa hemen hemen bütün çocuklar bunları yiyor. Biz para vermediğimiz halde arkadaşıyla paylaşmış bu yiyecekleri. Bunlar çocukların iştahını da kapatıyor. Çocuğuma, evde doğru dürüst yemek bile yediremiyorum artık. Çocuklarımızın sağlığıyla oynamaya hiç kimsenin hakkı yok.” Kötü gidişata ‘dur’ diyen yok! Bu konuyla ilgili olarak Türkiye Diyabet Vakfı ve Diyabetle Yaşam Derneği’nden Doç. Dr. Şehnaz Karadeniz’de şu çarpıcı açıklamayı yaptı: “Vakfımıza, ailelerden, okul kantinlerinde satılan yiyecekler hakkında çok sayıda şikayet geliyordu. Hemen harekete geçerek İstanbul ilindeki 100 okulu taradık. Gözlemlediğimiz manzara bizi çok üzdü. Ekmek arasında patates kızartması bile satılıyordu çocuklara. Çocuklarımıza, boyalı şekerlerle, şekerli gıdalarla Fast-food tarzı bir beslenme alışkanlığı kazandırılmış. Oysa ilköğretim okulları çocukların formatlandığı yerlerdir. Çocuklarda, bu tür beslenme tarzı şişmanlığa yol açar. Şişmanlık da, diyabet olmak üzere birçok ciddi hastalığa zemin hazırlar.” Ne yazık ki, göz göre göre çocuklarımızı ciddi hastalıkların pençesine itiyoruz. Her nedense Milli Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı bu kötü gidişata “dur” demiyor. Buradan okul kantinlerinin kapatılmasından yana olmadığımı da belirtmek isterim. Eğer istenilirse, okul kantinleri de sağlıklı yiyeceklerin satıldığı yerler haline getirilebilir.
Çocuk sevgisi lafla olmuyor. Soruyorum. Eğer çocuklarımızı gerçekten sevmiş olsaydık, henüz 6-7 yaşlarında hem de eğitim ve öğretimin verildiği bir kurumda onların sağlıksız beslenmesine göz yumarmıydık hiç?
|