SAYGI ÖZTÜRK

SON DAKİKA

KAMUDAN

SON HABERLER

Trafik Kameraları

MEB E-OKUL

DOST SİTELER

         isim didikle
ABDULLATİF ŞENER MİLLETVEKİLLERİNE KAPIYI AÇIK BIRAKTI Yazdır e-Posta

TÜRKİYE PARTİSİ GENEL BAŞKANI ABDULLATİF ŞENER’’ PARTİMİZE GEÇMEK İSTEYEN MİLLETVEKİLLERİ  BİZİMLE ÜLKEMİZE HİZMET EDECEKSE KAPIMIZ AÇIKTIR’’ DEDİ.

ŞENER ‘’ÜLKEMİZ 2001 KRİZİNDEN DAHA KÖTÜ GÜNLER YAŞIYOR ÇÜNKÜ  İKTİDARIN EKONOMİ POLİTİKASI YOKTUR’’

GENEL YAYIN YÖNETMENİMİZ MURAT POLAT VE YAZARIMIZ MİNE DİNÇER SORDU ABDULLATİF ŞENER CEVAPLADI.

 

 

 

 

 

 

 

1-TÜRKİYE PARTİSİ BÜTÜN İLLERDE TEŞKİLATLARINI KURDU MU? GENEL SECİMLERE HAZIRMISINIZ?

 

Birkaç küçük yer dışında 74 ilimizde teşkilatımızı ve örgütlenmemizi tamamladık. Önümüzdeki genel seçimlere Türkiye Partisi olarak gireceğiz. Çok önemli adımlar attık. Zorluklar içerisinde amacımıza ulaştık, ne yaptığınız değil, nasıl yaptığınız önemlidir. Artık genel seçimle tamamen hazırız.

 

 

2-HÜKÜMETİN BAŞLATTIĞI KÜRT AÇILIMI KAMUOYUNDA ÇOK TEPKİLERE NEDEN OLDU. BUNU NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

 

İktidar Partisi açılım sürecine barış olsun, dostluk olsun, kardeşlik olsun diye başlamış,   sonra DTP ile kavga yapmıştır, geldiğimiz nokta itibariyle, başladığımız noktanın gerisindeyiz. Açılımın  özünde, içinde ne olduğunu, kıyısından, köşesinden anlatabilecek kimse zannediyorum yoktur.

 

Konu aylardır hükümetin ve Türkiye’nin gündeminde, fakat açılımın özüyle ilgili, ne yapılacağıyla ilgili henüz tek bir cümle üretilmedi. Siyasi partilerin sözcüleri birbirlerini ağır sözlerle eleştiriyorlar, sürecin idare edilme biçimi toplumda bir ayrışmaya dönüşmüştür. Bu haliyle baktığınızda, hükümet gündemini kendisi belirleyememiş, yine dışarıdan bir şeylerin sızlanması üzerine konuyu gündemine almıştır.
 
           Henüz özüyle ilgili tek bir cümlenin üretilmediği bu demokratik açılım, hükümetin yanlış tavrı yüzünden, Sayın Başbakanın yanlış tutumu yüzünden Türkiye´ye zarar vermiştir. Samimi olmak ve demokrasiyi içselleştirmek gerekmektedir. Demokratik açılım veya Ermeni açılımı veya ekonomik konuların her şeyden önce bu ülkeye zarar vermeden idare edilmesi gerekir. Hükümetin bir an önce usulünü ve yöntemi değiştirmesi, gözden geçirmesi gerekir.

 

 
3- ÜLKEMİZDE İNSANLARIMIZIN ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ, İŞSİZLİK GİTTİKÇE ARTIYOR, İŞ SAHALARI KAPANIYOR. SİZE GÖRE BUNUN NEDENİ NEDİR?

            Kriz öncesi ve kriz ortamlarında aynı politikalar uygulanamaz. Başbakan zaten ekonomiden anlamaz ve ilgilenmez.  Bu konuyla ilgilenmesi gereken bakanlardır. Fakat bakanların gündeminde ekonomi dışı konular hakim. Bu hükümetin çalışmadığını ev ödevini yapmadığını gösterir. Maalesef, işsizlik dünyada en yüksek oranda ülkemizdedir.

 Günümüzde işsizlik 2001 krizinden daha yüksektir. Bunun nedeni, üretken bir ekonomi, ihracat yapan bir ekonomi oluşturmayan hükümettir. Siz eğer üretemiyorsanız, dışarıda üretilenleri içerde pazarlıyorsanız, başarılı bir ekonomiden söz edemezsiniz. Türkiye ekonomisi bana göre Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre değil, dış ekonomilerin ihtiyaçlarına göre yapılanmaktadır. Ülkemiz 2001 krizinden daha kötü günler yaşıyor çünkü maalesef iktidarın ekonomi politikası yoktur. Unutmamak gerekir ki güçlü ekonomi  güçlü siyaseti beraberinde getirir.

 

Ekonomi aslına bakarsanız gündemin birinci maddesidir. Eğer ekonomide belli bir güç oluşturamazsanız siyaseten de güçsüzsünüz, dış politika ilişkilerinde de güçsüzsünüz, sosyal konularda da güçsüzsünüz demektir. Bugün daha büyük milli gelire ve ciroya sahip olan ülkeler dünyaya yön veriyor. Kendi halklarını daha huzurlu bir şekilde yönetiyorlar.

 Maalesef Türkiye geçmiş yıllardan beri 50-60 lı yıllardan beri sürekli ekonomisi belli bir rota içerisinde gidiyor derken sürekli krizlere yakalanıp bunu aşma mücadelesi içinde zaman ve enerji kaybetmiş bir ülke konumundadır. 50’lerin sonunda aynı şey, 60’larda aynı şey, 70’lerde aynı şey ve 90’lı yıllarda yaşadığımız ve 2001 krizleri Türkiye’ye çok şeyler kaybettirmiştir. Demek ki bazı eksikler ve yanlışlar var. Bu yanlışların tekrar tekrar yapılması daha büyük yanlış anlamına gelmektedir. Doğru sağlıklı ve istikrarlı büyümeyi sağlayacak dünya ile doğru rekabet etmeyi sağlayacak bir yapılanmanın gerçekleştirilmesi, politikanın ortaya konması ve bunun kararlı bir şekilde uygulanması gerekir. Fotoğraf açık. 2001 krizi sonrasında Türkiye”de yeni bir döneme girildi. Bu yeni dönem dünya ekonomisi ile yeni bir eklemlenme dönemidir bana göre. Bu yeni eklemlenme dönemini sona ermiş değildir. Politikalarınızı devam ettirdiğiniz sürece bu yeni eklemlenme dönemi devam ediyordur.

4-HÜKÜMETİN ASKERE KARŞI YAPTIĞI OPERASYONU NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ? SİZCE ERGENEKON DİYE BİRŞEY VARMI?

 

            Süreçleri biz yargı süreci olarak izliyoruz. Darbe planıyla bağlantılı yürüyen işlemlerde aynı şekilde yargısaldır. Yargısal süreçlerin sonunda doğru karara varıldığına da ben her zaman inanmam. Bu ülkenin siyasetinde sorun varsa, bu ülkenin  askerinde sorun varsa, tüm diğer kurumlarında sorun varsa ülkede sorun var demektir, yinede yargının objektif, tarafsız işleyebilmesi lazım. Sivil bir şekilde yürütülmelidir. Gerek Balyoz gerek Ergenekona  karşıyız, teröre karşıyız. Siyasetin işin içinde olmasını da doğru bulmuyoruz. Her şey sivil bir şekilde yürümelidir. İktidarda muhalefette kendi amacı doğrultusunda yönlendirmeye çalışıyor. Demokrasi ve hukuk devleti ölçüdür. Özgürlükler ölçüdür. Ekonomik olarak da iç ve dış siyaset olarak da, Türkiye kötü günler yaşıyor.

           Ordu yıpratılıyor, daha fazla giderlerse bizimde yapacağımız açıklamalar var dedi. Yani tehdit edercesine bir şeyler söyledi. Arkasından yetmişe yakın muazzaf  ve emekli subay, 21 ri general olmak üzere kimi tutuklandı kimi gözaltına alındı hakim karşısına.çıkarıldı. Bir orduyu yıpratacak bundan daha büyük ne olabilir ki? Yapacağın vardıysa hala yapmıyorsun, söyleyeceğin vardıysa hala söylemiyorsun. O bakımdan herkesin söylediği söze sahip çıkması lazım. Ben bu ülkede yaşayan bir vatandaş olarak kurumların yıpratılmasının ülkeye zarar verdiğini düşünüyorum. Kurumlar arası kavganın da ülkeye zarar verdiğini düşünüyorum.  Bir taraftan yargı kendi içinde kalmalı, bir taraftan siyaset kendi içinde kalmalı, bir taraftan güvenlik kendi içinde kalmalı. Yetmiyormuş gibi bu kurumlarda birbiriyle kavgalı. Korkunç bir güven bunalımı var. Bu kurumların hiçbiri kendiliğinden soyut olarak var olsunlar diye kurulmuş varlığını sürdüren birimler değildir, hepsi bu ülkenin dertlerini, sıkıntılarını, sorunlarını çözsün, geleceğimizden emin olalım diye kurulmuştur. Kavgayı  dövüşü  güvensizliği bıraksınlar, herkes demokrasiye hukuka uygun görevini yapan birimler olsunlar. Ülkenin vatandaşın sorununa sahip çıksınlar.

 

 

 

5-PARTİNİZE GELMEK İSTEYEN MİLLETVEKİLLERİNE KAPINIZ AÇIK MI?

 

          Partimize geçmek isteyen milletvekilleri, bizimle birlikte  ülkemize hizmet edecekse kapımız sonuna kadar açıktır. Biz Türkiye Partisi olarak her çeşit düşünceye açığız ve saygılıyız. Burada önemli olan bize katılmak isteyen arkadaşlarımızın bizimle birlikte ülkemizin geleceği için canla başla çalışmayı istemeleridir. Türkiye de güzel şeyler olmasını isteyenler varsa, parti arayışı içinde olanlar varsa Türkiye Partisi buradadır.

 

 

 

6-PARTİNİZE GEÇMEK İÇİN SİZİNLE GÖRÜŞEN MİLLETVEKİLLERİ VAR MI?

 

          Bazı milletvekili arkadaşlarımızla zaman zaman görüşüyoruz. Kararsızlıklar var. Şu anki ortamdan memnun değiller.  Milletvekillerin de karasızlık yoğun bir şekilde yaygın. Acaba benim bir kabahatim varsa bende dinlenmiş olabilir miyim  diyor.  Bazısı da sessizce gideyim kısmette bir şey varsa çıkar diyor. Anlayacağınız hemen geçelim diyen olmadı ama görüşmelerimiz devam ediyor. Zaten hareketlilik seçimler yaklaştıkça artar.

 

 

7-SİZİN ZAMANINIZDAKİ AK PARTİ İLE ŞİMDİKİ AK PARTİ ARASINDAKİ FARKLILIKLARDAN BAHSEDERMİSİNİZ?

 

Maalesef Türkiye’de partiler dediğinizde partilere egemen politika, partilere egemen siyaset tavrı başkanın tavrıyla ilgilidir. Doğruysa doğru bir çizgi tutturuluyor, yanlışsa yanlış bir siyasi çizgi tutturuyor, siyaset ve siyasi partiler. Başkanın her yaptığına doğru demekte yanlış, her yaptığı yanlıştır demekte yanlıştır. Doğruya doğru eğriye eğri demek lazım. Ama kavgacı saldırgan üslubun Türkiye’yi duman gibi savurduğuna inanıyorum. Dışardan yönetilmeye ve yönlendirilmeye açık bir ülke haline gelmiştir.

 

       Ekonomiyle ilgili konularda yandaş sermayenin uluslar arası sermayeyle işbirliği olduğunu, ülke menfaatlerinin ülkenin ekonomik kaynaklarını birlikte yağmaladıklarını, düşünüyorum. Öncesi ve sonrası diye ayrım yaptığınız çizgi bu. Ama 2007 sonrasında gördüğümüz hadise ise kontrol mekanizmasının artık partide kalmadığıdır.

 

 

8-TÜRKİYEDE PARTİ İÇİ DEMOKRASİ SORUNU VAR MI?

 

            Türkiye’de Demokrasi kültürü yerleşene kadar bazı sorunlar devam edecektir.

 

Ne yazık ki Başbakan önce dağıtıyor sonra toplamaya çalışıyor. Yöntemi böyle.  Başbakan, deneme yanılma yoluyla doğruyu bulmaya çalışır. Öngöremez. Bir şeyi sürekli birileri vasıtasıyla test eder. Bu cümlelerim çok önemlidir. Bazı ekonomik konularda da bile aynı şeyi görürsünüz.  Sürekli bir test etme ihtiyacı duyar. Gürültüyü arttırır toparlayamaz. Hep yoluna böyle devam eder. 2007 den bu güne kadar, 2007 de % 47 oyla geldi şu ana kadar bakın bu hükümet üç senedir  neyi iyi yapmıştır düşünüyorum ama aklıma hiçbir şey gelmiyor. Bir tek Suriye ile vizeleri kaldırmıştır, o olumlu bir gelişmedir. Başkada bir şey yok. Varsa söyleyin meydanlarda anlatayım diyorum, halkında aklına bir şey gelmiyor. Vatandaşlarda şunu da söyle, Bunu  güzel yaptı demiyorlar.

 

            Başbakanın etrafındakiler ne dese hikmet buyurdunuz demeye başlamıştır. Başbakan şuna inanıyor ne kadar bağırır çağırırsa o kadar sindiriyor. Şu anda sermeye sinmiş vaziyette, sivil toplum kuruluşlarının tamamı  sinmiş vaziyette, medya susturulmuş vaziyette. İnsanlar bu kadar çok denetlendikleri kanaatine hiçbir dönemde  ulaşmamışlardır. Böyle olunca ne kadar çok bağırırsa insanlar benim politikama  o kadar çok oy veriyor diyor. Kime  bağırırsa onlar benim politikama uyuyorlar diyor ne kadar azarlarsam o bana çalışıyor diyor. Demek ki  bu yöntem başarılı olmanın temel özelliğiymiş diyor,  gittikçe bu yanlış yöntemini gittikçe pekiştirerek geliştiriyor.  Bir an önce bu tavrın yanlışlığının bilincine varması ve kendini toplaması gerekiyor. Bu dönemde yaşanan yolsuzlukların hiçbir dönemde yaşandığını düşünmüyorum. Ama yolsuzluklarla ilgili haberler kamuoyunda tartışılamıyor, yayınlanamıyor ve bunun üzerinde gürültü çıkmıyor. Bu korkutma sindirme politikaları bu aysbergin altındaki o devasa çirkinliği gizliyorsa sistemde buna göre yürüyorsa gürültüyü arttırmaya devam etmesi normal.

 

 

 

 

 

9-BAZI ŞİRKETLER TARAFINDAN YAPILAN ANKETLERİ DOĞRU BULUYOR MUSUNUZ?

 

 

         Anketlerin hiçbirini doğru bulmuyorum. Bu yapılan anketler masa başı anketleridir. Anket yapanlarında hiç öyle detaylı anket yaptığını düşünmüyorum. Çok farklı gerçek dışı sonuçlar çıkacak olan tuhaf  testler  yaptıklarını düşünüyorum. Pek çoğunda da yönlendirme olduğu kanaatindeyim. İktidarın anketlerde göründüğünden çok daha fazla oy kaybettiğini düşünüyorum.

 

 

 

 

 

10-HÜKÜMET ERKEN SEÇİME GİTMEMEK İÇİN DİRENİYOR. EĞER SEÇİME GİDİLİRSE OY KAYBINA UĞRAR MI?

 

 

 

              İktidar partisinin anketlerde görülenden çok daha fazla oy kaybettiğini inanıyorum. Yani oy oranını çok düşük gördüğü için zaten seçime gitmek istemiyor. Normalde bu iktidar partisinin hakkı nedir biliyor musunuz bu kriz 2001 krizinden de 94 krizinden de daha derindir. Hem büyüme rakamı itibariyle hem işsizlik rakamı itibariyle hem de reel sektörün içinde bulunduğu sıkıntılar nedeniyle. İktidar partisinin hakkı barajın altında kalmaktır. Çünkü 2001 krizi iktidar partilerini barajın altına yerleştirmiştir. Barajın üstünde ne oy alırsa sivil toplum kuruluşları demokrasinin gereği olan hak taleplerini ve kamuoyunu oluşturma görevlerini yapmadıkları içindir. Medya bu iktidarın tüm yanlışlarını rasyonelleştirme yarışına girdiği için ve mecliste grubu olan muhalefet partilerinin muhalefeti yanlış bir zemine taşıdıkları için oluşacak farktan ibarettir. % 10 nun üzerinde alacağı oyun tamamı bu üç faktöre bağlıdır. Yani Türkiye de güzel şeyler olmasını istiyorlarsa ve parti arıyorlarsa Türkiye partisi burada biz buradayız. Allah bu ülkedeki tüm insanımızı kendi inançları ve değerleri doğrultusunda yaşaması gerekir.

 
< Önceki   Sonraki >

ONLINE KULLANICI SAYISI

ZİYARETÇİ SAYISI

stats counter

BİMER

Yemek Tarifi

RUHA GIDA ELEKTRONİK PET.İTH.İHR.LTD.ŞTİ.

GİRİŞ İÇİN TIKLAYIN

SON HABERLER


Önemli Linkler